Yazılar İki Yana Yaslı Olmasın!

Yazıların Hizalanması Üzerine Düşünceler

Yazar: Said Dağlı

Grafik tasarımından tutun da web tasarımına kadar, herhangi bir proje üzerinde çalışırken iş arkadaşlarımdan ya da müşterilerimden duyduğumda en çok üzüldüğüm cümlelerden biri şu: “Yazılar iki yana yaslı olsun”. Sizleri de hiç yormayayım, eğer yazılarının hizalanması ile ilgili benden bir tavsiye almak için geldiyseniz: zorunda değilseniz yazıları iki yana yaslamayın, sizler için bu yazının özü budur. Gerekçelerimi merak ediyorsanız, buyurun sohbete…

İki Yana Yaslı Hizalama Neden Hoşumuza Gidiyor?

Tasarım ve estetik dediğimizde, gözümüze güzel gelen şeylerin, hoşumuza giden şeylerin bir geometrisi olduğu fikrine kapılırız. Birçoğunuz, yazıların iki yana yaslı olmasını geometrik olarak daha düzgün olduğu için güzel bulduğumuzu düşünüyor olabilirsiniz. Ben aynı fikirde değilim. Kanaatimce estetik, aşinalıkla (yani bir şekle, biçime ya da desene aşina olmamızla) daha yakından ilgili. Güzel bulduğumuz şeyler, aslında onları bulmayı umduğumuz şekilde bulmamızla alakalı.

Bir Örnekle İzah Edelim

Bunu bir örnekle izah etmek istiyorum. Akıllı telefonunuzun ön kamerasıyla kendi fotoğrafınızı çekmek üzereyken ekranda gördüğünüz şey aslında sizin ayna görüntünüzdür. Deklanşöre bastığınız anda telefonunuz çekilen fotoğrafı yatay eksende döndürerek fotoğrafı aslında olması gereken haline dönüştürür. Deklanşöre basana kadar çok sevdiğimiz o poz, görüntü yatay eksende yüz seksen derece döndürülünce bir anda gözümüze kötü görünmeye başlar. En azından birçoğumuz için durum böyle. İnsanlar bu konuda rahatsızlıklarını tekraren bildirdiklerinden, artık telefon üreticileri görseli çevirme özelliğini kapatma fırsatı veriyor kullanıcılarına.

Peki hangi görüntü bizi daha iyi temsil ediyor? Tabii ki deklanşöre basıldıktan sonra çevrilen görüntü. Yoksa üreticiler en başta sizin çektiğiniz fotoğrafı ne diye yatay eksende çevirmek istesinler? Sırf size gıcıklık olsun diye mi? Tabii ki hayır. Peki o zaman biz neden çevrilmemiş halini, yani ayna görüntüsünü tercih ediyoruz? Çünkü biz kendimizin o haline aşinayız. Çünkü biz kendimizi hep aynadan görüyoruz. Bütün mesele bu. Ama diğer insanlar bizi, fotoğrafın çevrilmiş halindeki gibi görüyorlar. Bu yüzden selfielerin çevrilmeden önceki halleri bize normal ve güzel gelirken, çevrildikten sonrası diğer insanlara daha normal ve güzel gelir.

İki Yana Yaslı Hizalamaya Neden Aşinayız?

Tüm bu fotoğrafların dönmesi hikâyesiyle anlatmaya çalıştığım şey şu: yazıların iki yana yaslı olmasının bizim gözümüze güzel gelmesinin asıl sebebi geometrik olarak bulunduğu alanı iyi doldurup düzgün bir dikdörtgen şekli oluşturması değil, metin söz konusu olduğu zaman, onun iki yana yaslanmış olmasına aşina olmamız. Bu aşinalığımız nereden geliyor? Tabii ki kitaplardan. Metin okumaya alışkın olduğumuz basılı materyallerde yoğunluklu olarak iki yana yaslı hizalama kullanılıyor. Durum böyleyken iki yana yaslanmamış bir metin gördüğümüzde, hele ki bu basılı bir materyalse, bazen bizi rahatsız edebiliyor. Bir hizalama tercihi yapacağımız zaman da iki yana yaslıya doğru bir meylimiz olabiliyor.

Bu Meylimizin Bir Diğer Nedeni

İki yana yaslı hizalamaya meyletmemizin bir diğer nedeni ise bürokrasi. Akademide ve resmî belgelerde yazıların iki yana yaslı olması sıklıkla zorunlu tutulan bir mesele. Örneğin bir tez yazıp enstitünüze sunacağınızda ya da bir rapor hazırlayıp amirinize sunacağınızda, bunun iki yana yaslı bir şekilde yazılmış olmasını istiyorlar, hatta icbar ediyorlar. Bu da bir nevi argumentum ad verecundiam (otoriteye başvurma yanılgısı) oluşturabiliyor. Yani, koskoca devlet, koskoca bürokrasi, koskoca üniversite iki yana yaslı istiyorsa o zaman doğru, ciddi ve resmi olan hizalama yöntemi iki yana yaslıdır diye düşünülebiliyor. Üstelik bu bir zincir reaksiyon halinde süregeliyor: “Diğer herkes iki yana yaslı olmasını istiyorsa bir bildikleri vardır, biz de iki yana yaslı isteyelim” denilebiliyor. Yıllardır devam eden bu resmî icbar, bizim alışkanlıklarımızda ve aşinalıklarımızda da yer etmeye başlıyor.

Peki Neden İki Yana Yaslı Hizalama Kullanmamalıyız?

Öncelikle şunu belirteyim: Yazıları iki yana yaslamayı şeytanlaştırmak gibi bir niyetim yok. Pek tabii çok önemli kullanım alanları olan bu hizalama yöntemi yeri geldikçe kullanılmalıdır. Benim itirazım, bunun standart olarak görülmeye başlanıp olup olmadık yerlerde kullanılmasına. Öyleyse kimlerin neden bu hizalamayı kullanmaması gerektiğini istisnalarıyla birlikte açıklayayım.

Kelimeler Arasında Orantısız Boşluklar

Öncelikle, eğer yazı ve tasarım konusunda yeterli bilginiz yoksa, gelişmiş bir tasarım programı kullanmıyorsanız, kullandığınız yazı yazma yazılımlarına iyi derecede hâkim değilseniz ve kimse sizi iki yana yaslı hizalama kullanmanız gerektiği konusunda icbar etmiyorsa, yazılarınızı sola yaslı hizalama ile yazmanız daha iyi olacaktır. Aksi, yani yazıları iki yana yaslamanız, kelimeleriniz arasındaki boşlukları genişletip daraltarak her satırda farklı bir metin görüntüsü elde etmenize sebep olacaktır. Bazı uzun kelimelerin belirli konumlara denk gelmesi bu boşlukları neredeyse yok derecesinde daraltabilir ya da kelimelerin arasına yanlışlıkla birden fazla boşluk bırakmışsınız gibi görünecek kadar genişletebilir. Bu hem yazmayı hem de okumayı zorlaştıran bir durumdur.

Bunun istisnası şu şekilde mümkün olabilir: satır sonlarında uzun kalan sözcükleri tire ile keserek, çok dar veya çok geniş boşluklardan yani satırlar arasındaki standartsızlıktan kurtulabilirsiniz. Kitap, gazete ve dergi gibi basılı yayın organlarında iki yana yaslı hizalama yapılırken hyphenation dediğimiz bu tire ile kesme işlemi uygulanır. Bunu her yazı yazma yazılımı aynı başarı ve profesyonellikle gerçekleştiremez. Kendi adıma, bu yazılımların en meşhuru olan MS Word’ü bu konuda hiç başarılı bulmuyorum. Ama mesela Adobe InDesign kullananlar hyphenation’ın ne kadar başarılı çalıştığını ve hyphenation özellik ve kurallarının ne kadar ayrıntılı bir şekilde belirlenebildiğini bilirler.

Yani, eğer hyphenation yapabiliyorsanız, iki yana yaslı o kadar da kötü bir fikir değil.

Web Tasarımında Asla Olmaz!

Modern web tasarımının en temel gereksinimlerinden biri (en azından 2021 yılı itibariyle bunu söyleyebilirim ki) responsive, yani duyarlı tasarımdır. Akıllı telefon çağına kadar internete girebildiğimiz cihazların ekran oryantasyonları çok büyük ölçüde hep yataydı. Akıllı telefonlar ise dikey oryantasyonlu ekranlarla bu geleneği paramparça ettiler. Şimdi internete hem yatay oryantasyonlu laptoplarımız ve masaüstü bilgisayarlarımızla hem de dikey oryantasyonlu cep telefonlarımızla giriyoruz. Hatta tablet kullanırken, basit bir el hareketiyle yataydan dikeye, dikeyden yataya geçiş yapabiliyoruz. O zaman web sitelerinin kendilerini bizim ekran boyutumuza ve oryantasyonumuza göre uyarlamaları gerekiyor. İşte bu uyarlamaya responsive design, yani duyarlı tasarım diyoruz.

Duyarlı tasarım gereği, web sitelerine koyduğumuz geniş metinler küçük bir akıllı telefondan erişildiği zaman oldukça dar bir alana sıkışıyor. Bu metinleri iki yana yaslamaya kalkarsanız bir telefonda gayet güzel görünen bir metin, bir başka telefonda saçma sapan bir görüntüye sebep olabilir. Bilgisayarda iyi görünürken tablette tam bir tasarım faciasına sebep olabilir. O yüzden, modern web tasarımında, asla ve asla iki yana yaslı hizalama kullanmayız.

Bunun benim aklıma gelen bir istisnası ya da bir kurtuluş yolu da yok. HTML bildiğim kadarıyla hâlâ hyphenation desteklemiyor, yakın zamanda destekleyebilecek gibi de durmuyor. O yüzden, web tasarımında, daha doğrusu farklı ekran boyutlarına göre kendini otomatik ayarlayacak mecralarda iki yana yaslı hizalamadan kaçının!

İki Yana Yaslı yazı örneği
Tanıl Bora Hoca’nın Birikim’de yazdığı bir yazının ekran görüntüsü. İşaretli alandaki ilk satırda kelimeler arasında devasa bir boşluk göze çarparken, ikinci satırda kelimelerin arasında neredeyse hiç boşluk kalmamış.

Boşluk İyidir, Boşluk Güzeldir

İki yana yaslamayı tercih etmememin en önemli sebeplerinden biri de sıkıcı ve tekdüze olması. Hiç boşluk bırakmamaya çalışan böyle bir tasarım, bir yandan yerden tasarruf ederken öte yandan okuyucunun dikkatinden feragat ettiğini fark edemeyebiliyor. Bunu yine konu dışı, ama bu sefer kısa bir örnekle açıklamak istiyorum. Dümdüz bir ovada bile olsa, yolların on kilometreden daha uzun bir aralığının düz yapılmaması tavsiye edilir. Bu düz yollara ihtiyaç olmamasına rağmen hafif de olsa virajlar konulur. Bu virajlar ve eğimler sürücünün dikkatini toparlamasına yardımcı olur. 2003 yılında yapılmış kazaların yüzde seksen beşinden fazlasının düz yollarda yapıldığına dair bir habere de denk gelmiştim. Aynı şekilde, dümdüz bir metin tasarımı da okuyucunun dikkatini toparlaması için en doğru yol olmayabilir. Bu yüzden modern dergi ve gazete tasarımlarında da boşlukların aktif ve bilinçli bir şekilde kullanılmaya çalışıldığını, bazı yazılar iki yana yaslı olsa bile en azından başka bazılarının sola ya da sağa yaslı yapılarak bu tekdüzelikten kurtarıldığını fark edebilirsiniz. Böylelikle okuyucunun o metinlerde ve o sayfalarda daha fazla vakit geçirebilmesine imkân sağlanmış olur.

Bir Anekdotla Bitireyim

Web tasarımı için bir araya geldiğim bir müşterim hazırladığım şablon üzerinde fikirlerini beyan ederken, “Yazılar iki yana yaslı olsun Said.” demişti. Ben de tüm sakinliğimi koruyarak, ona sosyal medya kullanıp kullanmadığını sordum. Twitter, Instagram, Facebook ve LinkedIn kullanıyormuş. Kendisinden rica ettim, Twitter’a girip bakar mısınız, yazılar iki yana yaslı mı? Baktı, hayır sola yaslıydı. Instagram’a baktı, sola yaslı. Facebook, LinkedIn, hep aynı… Hızını alamadı Google’a girdi, haber sitelerine girdi, EkşiSözlük’e girdi, E-Devlet’e bile girdi, hiçbir yerde iki yana yaslı hizalama yoktu. Tüm bunlardan sonra ikna oldu da yazıları iki yana yaslamadık.

Umarım sosyal medya, HTML 5 ve modern web tasarım çizgisi iki yana yaslı hizalamanın tahtını, bizi sola yaslı metinlere daha çok aşina kılarak devirir. Yaşasın sola yaslı metinler!

Bunları Okudunuz Mu?

1 yorum

Necdet Özkazancı Mayıs 21, 2022 - 20:03

Bu güzel yazı için teşekkürler Said, eline sağlık. Yazıları iki yana yaslamak beni de eskiden beri düşündüren bir konudur. Bilgisayarların yaşamımıza girmesinden önceki zamanlarda yazı ve raporlarımızı daktilo makinesi ile yazarken zorunlu olarak sola yaslardık. Çoğu zaman kesme işareti kullanmaya bile gerek duymazdık. Satır bitimlerinde makul aralıklar verince sayfa gözümüze çok güzel görünürdü. Bazen hoşuma gitmeyen, gözüme güzel görünmeyen sayfaları yeniden yazdığım olurdu. Gerçekten de tamamen göz alışkanlığı ile ilgili bir şey bu. 2004 yılında yazdığım ve bastırdığım “Yenilsen de Yenden de” adlı kitabı hazırlarken, basılmış kitapların görünümünden hareketle ben de iki yana yaslamayı tercih etmiştim. Word programını çok iyi bilmediğim için sözcükler arasındaki büyük boşlukları giderememek canımı çok sıkmıştı. Sonra yardım aldığım bir arkadaşım, word programındaki “q” işaretini kullanarak iki yana yaslamayı daha az göz kanatan bir hale getirmemi sağlamıştı. Şimdi yazarken o işareti hep açık tutarım. Ama o işaret bile aradaki boşlukları tam gideremiyor, iki yana yasladığımız zaman sözcükler arasında fazla boşluk olmaması için mutlaka satır sonlarında kesme işareti kullanmak gerekiyor. Bu yüzden şimdi o kadar dert etmiyorum. Sola yaslanmaya devam! 😊

Cevapla

Yorum Bırak