Pakistan Rüzgârı

Bilkent'ten Yüzler 1

Yazar: Said Dağlı

Karantina günlerinde, Bilkent Üniversitesi Kampüsü’nde, gri ve sıkıcı günleri aydınlatan bir renklilik gözüme çarptı. Bir bayram sabahı Pakistanlı okuldaşlarımız, rengarenk yöresel kıyafetlerini giyinip bayramlaşmaya çıkmışlardı. İşler güçlerin arasında, kaldığım yurdun önünde onların o canlı hallerini görünce dayanamadım, kapı komşum Ahsan’a seslendim ve akşam ışığında onların fotoğraflarını çekmek istediğimi söyledim. Ikra ile Ahsan, o akşam fotoğraflarımın konusu olmayı kabul ettiler.

Sepya pozlarla başladık fotoğraf çekimine. 75. yurdun hemen yanındaki çalıların önünde, biraz da sert bir güneş ışığına rağmen birer poz çıkarmaya çalıştık. Sonrasında, Bilkent’in en güney noktasında, çimenlik geniş bir alana siyah-beyaz fotoğraflar için geçtik.

En güzel pozlar, fotoğrafın konusu olan kişilerin kontrolsüz güldükleri pozlar. Daha önce de böyle pozları yakalamaya çalıştığım olmuştu. Bu sefer biraz kendiliğinden gelişti her şey ve kontrolün kaybını adım adım yakalayabildim.

Klasik bir odaklama oyunu… Geniş bir diyafram açıklığı, yani dar bir odak alanı, hemen hemen aynı kadrajın içinde farklı konulara odaklanma imkânı veriyor.

Başlangıç düzeyinde, mümkün olduğu kadar monochrome fotoğraflar çekmeye çalışıyorum. Sanılanın aksine, fotoğraflar güzel olsun diye değil, renkli fotoğraf çok ayrı bir bilgi ve uzmanlık gerektirdiği için bunu tercih ediyorum. Ama Ahsan ve Ikra’nın kıyafetlerinin rengini, nötr bir zeminde görmek ve göstermeyi çok istedim.

Hani bazı insanları kamera sever derler ya, Nabiya da öyle. O, fotoğraf çekimimize çok geç katılabildi. Ama tam da o geldiği zaman, güneşin sert ışığı yerini yumuşacık ve biraz da diğer renklerin üstünü örten kızıl bir ışığa bıraktı.

Nabiya’nın elbisenin ritmik ve simetrik desenleri de oldukça dikkat çekiciydi.

Günün yıldızı, Nabiya’nın kıyafeti ve yüzüğüyle de uyum içerisinde işlenmiş olan kınasıydı. İncecik ayrıntılarla işlenmiş kınaya hem hayranlıkla baktık, hem de bunu farklı renk ve ışık kompozisyonlarıyla fotoğraflamak için acele ettik.

Nabiya’nın elbisesinin ve kınasının rengini koruyup, diğer her şeyi o renge indirgeyerek, yine bir sepya salvo yaptık.

Günün en güzel fotoğrafını, daha fazla laf kalabalığı yapmadan buraya bırakıyoruz efendim…

Bunları Okudunuz Mu?

Yorum Bırak